GÖRÜLMÜŞTÜR

Dram | 2019 | Türkiye, Almanya, Fransa | 96’ | Alt Yazı: Almanca

Yönetmen: Serhat Karaaslan | Oyuncular: Berkay Ateş, Saadet Işıl Aksoy, İpek Türktan Kaynak, Füsun Demirel


Filmin Konusu

Bu çok kuvvetli öykünün sahibi Serhat Karaaslan, aynı zamanda filmin yönetmeni. İlham kaynağı ise, tanıdığı politik bir mahpus ve birbirlerine yazdıkları mektuplar.

 

İşiyle idealleri arasında bocalayan genç adam Zakir, bir hapishanede mahkûm mektuplarını denetlemektedir. Bir gün bir mektubun içinde bulduğu fotoğraftan çok etkilenir. Zakir’in fotoğraftaki hüzünlü yüzde sezdiği şey gerçek mi yoksa paranoya mı? Birilerini takip ettiğimizi, gözetlediğimizi düşündüğümüz anlarda, başka birileri de bizi takip ediyor ya da gözetliyor olabilir mi? Gerilim, drama, mizah gibi pek çok unsuru bir arada barındıran filmde izleyip göreceğiz.

Yönetmen Hakkında

Eczacılık eğitiminin ardından, film ve drama yönetmenliği üzerine yüksek lisans yaptı.  Kısa filmleri, pek çok festivalde gösterildi, elliden fazla ödül aldı. “Görülmüştür”, yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi.

2010 yılında çektiği Bisqilet/Bisiklet isimli kısa filmi, 2011 yılında Türk Film Günleri’nde gösterildi.

En son çektiği kısa filmi Suçlular / Les Criminels, 2021 Sundance Film Festivali’nden jüri özel ödülüyle döndü.

Filmografi

  • Suçlular (2021, Kısa)
  • Görülmüştür (2019)
  • Dondurma (2014, Kısa)
  • Musa (2012, Kısa)
  • Xwin/Kan (2010, Kısa)
  • Bisqilet/Bisiklet (2010, Kısa)
  • Araf (2009, Kısa)
  • Beş Lira (2009, Kısa)

Festivaller ve Ödüller

  • 2019 Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali, FEDEORA
    • En İyi Film
  • 2019 İstanbul Uluslararası Film Festivali
    • En İyi Kurgu
    • En İyi Senaryo
  • 2019 Adana Altın Koza Film Festivali
    • En İyi Kurgu
    • En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Füsun Demirel)

Neden Bu Filmi İzlemeliyim?

Serhat Karaaslan, çok başarılı kısa filmlerin yönetmeni. O filmlerde çok güzel hikâyeler anlatıyor. Bu ilk uzun metrajlı filminin senaryosunu oluştururken, Türkiye’nin en başarılı çağdaş yazarlarından Barış Bıçakçı’nın desteğini almış. Hikâye iyice parlamış.
Filmdeki ana mesele her ne kadar baş karakter Zakir’in kendi iç dünyasındaki sıkışmışlığı gibi görünse de film, baskıcı rejimler, sansür vb. konulara da kafa yoruyor. Bu da filme tematik bir zenginlik katıyor.

Filmde gerilimin dozu çok iyi ayarlanmış. Başta bir ritim yakalanmış ve merak olgusu sürekli işlenerek, o ritim hiç yitirilmemiş. Üstelik bunun için müziğe, kamera oyunlarına vs. başvurulmamış. Zakir karakteri rolünü sakin sakin oynuyor, ama sizin içiniz içinizi kemiriyor.