31. TÜRK FİLM GÜNLERİ SEÇKİSİNDEN FİLMLER

LEYLA GENCER: LA DIVA TURCA

Bu yıl Türk Film Günleri’nin konuğu olacak belgesellerden biri de Leyla Gencer’in hayatını anlatan “Leyla Gencer: La Diva Turca” idi. Belgesel, İKSV tarafından izlemeye açıldı. Belgeselin festivaldeki tanıtımı için yazdığımız yazıyı da sizlerle paylaşıyoruz.

 

Yetenek, zekâ, azim, disiplin ve özveri sahibi bir opera tanrıçasının hikâyesi. 1953’te çıktığı La Scala’yı sahne kariyeri bittiğinde bile terk etmedi, gençlere ilham ve cesaret vermek için, eğitimci kimliğiyle, akademinin sanat yönetmeni olarak çalışmaya devam etti. La Scala’da en uzun çalışan sanatçı unvanı onundur. 20. yüzyılın en büyük sopranolarından kabul edilen “Boğaz’ın Kızı”, şarkılarını insanlık için söyledi, tarihe geçti ve seksen yıllık yaşamının sonunda, başladığı yere, Boğaz’a döndü. Filmin metin ve senaryosunu, Zeynep Oral yazmış. Selçuk Metin’in yönettiği belgeselde, La Diva Turca’nın Milano, Napoli, Roma ve İstanbul’da geçen yaşamını, kendisinden ve hayatına tanıklık edenlerden dinleyeceğiz.”


“HASANKEYF’İN YOK OLUŞU” SEÇKİSİNDEN

Hasankeyf’in sular altında kalan tarihini ve bu yıkımdan etkilenen hayatları anlatan “Hasankeyf’in Yok Oluşu” seçkimizde yer alan Ali Ergül yönetmenliğindeki “Suyun Ölüm Tarihi”ni ve Fırat Erez yönetmenliğindeki “Su Bedevileri”ni internet üzerinden izleyebilirsiniz.

SUYUN ÖLÜM TARİHİ

“Film, Hasankeyf’i tehdit eden projelerin gerçekleşmesi durumunda orada yaşayan insanların zorunlu göçüne, barajın yapımıyla ortaya çıkacak olan kültürel ve ekolojik sorunlara odaklanıyor.”


SU BEDEVİLERİ

“Hasankeyf’i yok edecek olan Ilısu Barajı’nın tehdit ettiği bir başka insan topluluğu da, Fırat ile Dicle’nin buluştuğu sazlıklar üzerinde yaşayan ve tarihi çok eskilere dayanan Su Bedevileri.”


YERALTININ KAHRAMANLARI SEÇKİSİNDEN

Bu yıl belgesel seçkimizde değindiğimiz konulardan biri de maden işçileri olacaktı. “Yeraltının Kahramanları” başlığı altındaki belgesellerden biri olan “Üçyüzbir”i Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

ÜÇYÜZBİR

“Türkiye’de 13 Mayıs 2014‘ten bu yana “301” rakamının anlamı başkadır. O gün Soma’da meydana gelen faciada 301 kişi, çalıştıkları madende hayatını kaybetti. Yönetmen Alican Mansuroğlu, “Üçyüzbir” ile facianın hemen ardından bölgeye giderek gerçekleştirdiği çekimler ve zamanında olay hakkında yapılan açıklamalar üzerinden yaşanılanları ve arka planını anlatıyor.”


GEÇMİŞ TÜRK FİLM GÜNLERİ SEÇKİLERİNDEN FİLMLER

MERYEM ANA 

30.Türk Film Günleri’nin kadın temalı kısa film seçkisinde yer alan “Meryem Ana” belgeseli, yönetmen Hasan Ete tarafından ücretsiz olarak erişime açıldı.  

“Filmde, eşinin ölümünün ardından dağlardan topladığı otları satarak on çocuğunu da evlendiren Meryem Ana’nın yaşam mücadelesine konuk oluyoruz.”    


SOFRA SIRLARI

Başrolünde Demet Evgar’ın rol aldığı “Sofra Sırları”, 30. Türk Film Günleri’nde aşağıdaki tanıtım yazımız ile yer almıştı.

 

“Sıradan bir ev kadını gibi görünen Neslihan’ın hayali, televizyonda yemek programı yapmaktır. Programına aldığı her yeni yemek tarifiyle beraber, ev hayatındaki gizemleri de seyirciyle paylaşır. Sırlar ortaya çıktıkça, ilgisiz bir koca ile mutfak arasına sıkışmış bir kadının, yaptığı yemeklerle, önce evdeki iktidarı ele geçirişi, sonra da evin dışındaki, erkek egemen mahallenin dizginlerini yavaş yavaş, kurnazca ele alışı, keyifli bir şekilde anlatılıyor. Usta yönetmen ve senarist Ümit Ünal, bizleri Türk Sinemasında iz bırakacak bir kara komediyle buluşturuyor.”


KÖRFEZ

İkinci uzun metraj filmi “Yuva” ile İstanbul Film Festival’inden üç ödülle dönen Emre Yaksan’ın ilk uzun metraj filmi “Körfez”, 29. Türk Film Günleri’nin konuklarından biri olmuştu.

 

“Dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nin Eleştirmenler Haftası’nda yapan Körfez’in ana karakteri Selim, 30’lu yaşlarında, boşanmış, işinden ayrılıp, İzmir’e, ailesinin yanına dönmek durumunda kalmış bir yetişkin. Art arda gelen zor durumlarda çoğu kişinin yaptığı gibi, Selim de başlangıçta, ailesinin ve yakınlarının desteğiyle toparlanmaya çalışıyor. Ancak gördüklerinin ve hissettiklerinin etkisiyle, bambaşka hayatları keşfettiği bir yol izliyor. İzmir Körfezi’nde meydana gelen bir patlama, Selim’in içinde bulunduğu durumu daha da hissedilir hale getiriyor. Selim yolda başına gelen olumsuzlukları, âdeta bir çıkış bileti olarak görüyor.

Emre Yeksan, metaforlarla süslediği bu ilk uzun metraj filminde, Selim’in yaşadığı soyutlanmayı ve değişimi, klasik dramaturjinin dışında, enfes bir sinema diliyle izleyicilerine aktarıyor.”


EKSİK

27. Türk Film Günleri’nin seçkisinde Barış Atay’ın ilk uzun metraj filmi “Eksik” de vardı. Atay’ın son filmi “Aden” de 31.Türk Film Günleri’nde yer alan filmlerden biriydi.

“Babası gözaltında kaybolmuş, hamileliği esnasında işkence görmüş annesinden uzakta dedesi tarafından yetiştirilen Türker’in hayatı 30 yıl sonra annesi ve daha önce görmediği kardeşiyle kesişir. Türker annesi ve annesinin gördüğü işkenceler sonucu sakat doğmuş kardeşi Devrim ile karşılaşmasıyla birlikte farklı bir hesaplaşmanın içinde bulur kendisini. Dedesi onu, anne ve babasının devrimci bakış acısından uzak, tam bir devlet otoritesiyle yetiştirmiştir. Devrimci olmak onun için boş bir umuttur. Birleştirici olmaktan uzaktır.

 

Gezi protestoları esnasında ve sonrasında yaşanan süreçte politik görüşleri nedeniyle baskı görmüş ve çalışma alanı daraltılmaya çalışılmış olan Atay’ın yönetmenlik koltuğuna oturduğu otobiyografik ögeler de barındıran ilk uzun metrajlı filmi olan „Eksik“ 12 Eylül’ün günümüzde yarattığı erozyonu anlatmaya aday bir film.”


BENİM ÇOCUĞUM

Can Candan yönetmenliğinde 2013 yılında çekilen “Benim Çocuğum”, 25. Türk Film Günleri’nde ağırlanan belgesellerden biri olmuştu.  Belgesel LGBTİ bireyler ve aileleri için hala güncelliğini ve önemini koruyor.

 

“Çocuğunuz size eşcinsel, biseksüel veya trans olduğunu açıklarsa ne olur? Türkiye`de çocukları LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) bireyler olan bir grup anne – babanın hikayelerini seyirciye taşıyan bu belgeselde; muhafazakar, homofobik, transfobik bir toplumda, bir yandan aile, bir yandan da aktivist olmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlayan yedi ebeveynin deneyimleri aktarılıyor.”


SİNEMATÜRK’TEN ÖNERİLER

HEVÊRK / ÇEMBER 

Rûken Tekeş’in ilk kısa metraj filmi olan Hevêrk, 30. Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Kısa Film Adayı olarak gösterildi. Dünya çapında birçok festival gezmiş olan film, Mezopotamya’da bir ilkokul öğrencisi olan Zelal’in gözünden Ezidi Kürtlerin sorunlarını anlatıyor. 


PIPPA’YA MEKTUBUM  

“Dünya barışı için beyaz gelinlikle, Milano’dan otostopla yola çıkan Pippa Bacca’nın yolculuğu, Türkiye’de uğradığı saldırıyla çok üzücü bir şekilde sonlandı. Film, yönetmenin siyah gelinlikle ve otostopla “Barış Gelini”nin yarım kalan yolculuğunu devam ettirmesini anlatıyor. Yolculuk Pippa’nın son otostop yaptığı yerden başlayıp Suriye sınırında son buluyor.” (Filmin tanıtımından alıntıdır.) 


SALI  

Cannes, Sundance ve Toronto Film Festivalleri’nin resmi seçkisinde yer alan Ziya Demirel yönetmenliğindeki “Salı”, genç bir kızın okulda ve eve dönüş yolunda karşılaştığı erkeklerle başından geçenleri anlatıyor.  


YAREN 

Yönetmen Burak DoğansoysalUlubat Gölü kenarındaki köylerden birinde yaşayan Adem Amca ve Yaren isimli leyleğin dostluk hikayesini anlatıyor belgeselinde. Doğansoysal, ders kitaplarına geçen, tiyatro oyunlarına konu olan bu sıcacık belgeseli paylaşıma açtı. 


VE PERDE!  

Son belgeseli “Leyla Gencer: La Diva Turca” ile 31. Türk Film Günleri seçkimizde konuk olan yönetmen Selçuk Metin’in, Haldun Taner’i anlattığı belgeseli “Ve Perde!”, İKSV tarafından erişime açıldı. 


METFUN

Hasan Ete’nin ilk kısa filmi olan “Meftun” da erişime açık. 55 yıl önce aşık olduğu ama kavuşamadığı kadının ardından, onu ilk görüp aşık olduğu yere bir ev yapan ve bir gün kavuşacaklarına inanan Orhan Amca’nın hikayesi. 


AFGANISTANBUL   

Afganistanbul, savaş nedeniyle İstanbul’da yaşayan Afgan göçmenlerin yüzleşmek zorunda olduğu insan kaçakçılığını, denizde son bulan hayatlarını ve mültecilerin gözünden İstanbul’un anlatıyor. Gazeteci ve belgesel sinemacı Ulaş Tosun bu kısa belgeselini izleyici ile buluşturuyor. 


BÖYLE SÖYLEDİ HABİP     

Genç yönetmen Münir Alper Doğan, çektiği iki belgeselini seyirci ile buluşturdu. “Böyle Söyledi Habip”, 60’lı yıllarda köyünden Almanya’ya göçmen işçi olarak gelen ilkokul mezunu Habip’in okuduğu kitapların da etkisiyle iki kültür arasında sıkışıp kalan hayatını anlatır. Akli dengesi bozulduğu için akıl hastanesine yatırılan Habip, Türkiye’ye gönderilir. 


BENDEN HİKAYESİ 

Türk öykülücülüğü denince çoğu zaman akla ilk gelen isimdir Sait Faik Abasıyanık. Yönetmen Onur Barış, Abasıyanık’ın hayatını anlattığı bu belgeseli hem sinema hem de edebiyat severler ile buluşturuyor. 


RÜYADA UYANMAK 

Münir Alper Doğan’ın değir filmi “Rüyada Uyanmak”, İstanbul’daki “Şizofreni Dostları Derneği” çatısı altında toplanan şizofreni tanısı konmuş kişilerin hayat hikayelerini ve günlük yaşamlarını anlatıyor. 


DONDURMA 

31. Türk Film Günleri seçkisinde, ilk uzun metraj filmi “Görülmüştür” ile yer alan Serhat Karaaslan, çektiği kısa filmlerden biri olan “Dondurma”yı erişime açtı. 


BİR TUĞRA KAFTANCIOĞLU FİLMİ   

2003 yılında, 1.000$’lık bir bütçe ve altı kişi ile çekilen filmin yönetmenleri Emre Akay ve Hasan Yalaz. Kendi türünde kült sayılabilecek olan film, kurla ve sınır tanımayan bir yönetmenin gerçek ve kurgu arasına sıkışan dünyasını anlatıyor. 


CANAVARLAR SOFRASI

Geçtiğimiz yıl Türk Film Günleri’nin açılışında Almanya prömiyerini yapan “Son Çıkış” ve ikinci uzun metraj filmi “Kusursuzlar” ile 25. Türk Film Günleri’ne konuk olan yönetmen Ramin Matin’in ilk uzun metrajı “Canavarlar Sofrası” Giyotin Film tarafından erişime açıldı. Dili İngilizce olan filmi Türkçe alt yazı seçeneği ile izleyebilirsiniz.

 

(Filmin tanıtım yazısından.)

“Herhangi bir ülke, herhangi bir akşam, herhangi bir mekân ve herhangi bir evli çift. Her şey çok normal başlar. J. ve M. akşam yemeğinde arkadaşları K. ve D.’yi ağırlayacaktır. Misafirler gelir, hediye verilir, salona oturulur ve sohbet başlar. Ancak karakterlerin yaşadığı çarpık evren yavaş yavaş kendini hissettirmektedir: sanatla ilgili her şey yasaklanmıştır, kibir ve nefret dolu sözler normal kabul edilmektedir ve gözlerinin önünde polisin kapı komşularını öldürülmesi hiç kimseyi şaşırtmaz.

Yemeğe oturulur ve gerginlik artmaya başlar; aslında bu dört insan arasında ne dostluk ne de sevgi vardır. Sanki her duygu, her söz ve her davranış yüzeyseldir. Önemli olan sadece iki şey vardır: Haz ve Tüketim.”


GÖKÇE PEHLİVANOĞLU – KISA FİLM ARŞİVİ

30. Türk Film Günleri’nin kadın temalı kısa film seçkisinde “İpler” filmi ile konuk olarak ağırladığımız Gökçe Pehlivanoğlu, 2000 – 2010 arasında kendisinin ve dostlarının çektiği kısa filmleri her gün sabah 11 ve akşam saat 11 olmak üzere günde iki kez Lunaroom Tv isimli Youtube kanalı üzerinden paylaşıyor. Pehlivanoğlu’na ait “Çıma” isimli filmi sizlerle paylaşıyoruz.


ULUSLARARASI GEZİCİ FİLMMOR KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ

Kadınların sinemaya olan katılımlarını, kendilerini özgürce ifade edebildikleri alanlar yaratmayı, iletişim ve dayanışmayı arttırmayı hedefleyen Filmmor, 2003 yılından beri her yıl kadın filmleri festivali düzenlemekte. Bu yıl onsekizinci kez yapılacak olan festivalin iptal olması üzerine arşivinde bulunan filmlerden birini her gün sosyal medya hesabı üzerinden paylaşarak erşime açtı. Sizlerle 2012 yapımı, Zeynep Oral imzalı “Ben, Sen, O..” belgeselini paylaşıyoruz.


DOCUMENTARIST

Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, dünyanın ve Türkiye’nin dört bir tarafından bağımsız belgeselcilerin ürünlerini belgesel meraklılarıyla buluşturan bir festival.  #EvdeKal etiketi ile her gün sosyal medya hesaplarından bir film bağlantısı paylaşıyorlar. Yabancı dilde olan filmleri izlerken alt yazıyı açmayı unutmayın. Katıldığı birçok yarışmadan ödülle dönen Dilek Kaya yönetmenliğindeki “Kazım” belgeselini sizlerle paylaşıyoruz.


İSTANBUL ULUSLARARASI DENEYSEL FİLM FESTİVALİ

Türkiye’nin ilk avangart ve deneysel film festivali olan İUDFF, kâr amacı gütmeyen İstanbul Experimental ekibi tarafından düzenlenmektedir. Farklı bir seyir deneyimi edinebileceğiniz filmler İstanbul Experimental’in internet sayfası üzerinden paylaşılıyor.  Sizlerle Dicle Naz Tohumcu yönetmenliğindeki “Cevher” belgeselini paylaşıyoruz.


KUİRFEST KARANTİNA

LGBTİ bireylere yönelik ayrımcılığa ve şiddete dikkat çeken ve Türkiye’de kuir teorinin ve sanatın konuşulmasına, tartışılmasına olanak yaratmayı hedefleyen Pembe Hayat KuirFest, KuirFest Karantina adı altında, her pazar günü sosyal medya hesaplarından duyurduğu bir filmi saat 18.00 – 22.59 saatleri arasında internet sayfasında erişime açıyor. Bu filmlerin dışında sürekli erişime açık olan filmlere de buradan ulaşabilirsiniz. 2009 yapımı “Beyaz Atlı Prens Boşuna Gelme” belgeselini sizlerle paylaşıyoruz.


ULUSLARARASI İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALİ

1994 yılında Amerika’da LABORFEST ismi ile başlayan ve dünyanın birçok ülkesinde eş zamanlı düzenlenen festival, Türkiye’de ilk kez 2006 yılında düzenlenmiş. Arşivindeki filmlerden her gün bir yenisini paylaştığı sosyal medya hesaplarında paylaşıyor. Sizlerle “Apple’ın Tutulmayan Sözleri” belgeselini paylaşıyoruz.